nonself

Pazartesi, Ekim 30, 2006 - Singin’in the Rain (Gene Kelly – Stanley Donen) (1952)

Kategori: Sinema

Gene Kelly (Don Lockwood)

Donald O’Connor (Cosmo Brown)

Debbie Reynolds (Kathy Selden)

Jean Hagen (Lina Lamont)

 

Singin’in the Rain, yapım yılı (1952) ve tematiği dikkate alındığında, günümüz için daha manidar bir anlatıma sahip bence. Çünkü kamera önündeki sanatçıya bakarak tiyatroya, tiyatro oyuncusuna daha doğrusu çıplak ve katışıksız sahne performansına öykünmeyi anlatıyor. Romantik komedi ya da iyi bir müzikal deyiverip geçemeyiz bu filme. Bugün izlendiğinde daha manidardır diyorum çünkü sinema, teknolojiyle kol kola girmiş ve oyuncunun performansı aksak bile olsa bir takım rötuşlarla, suni  katkılarla kamera önündeki oyuncuyu şişirmiştir bugün.

Film kendisini sinema büyüsüne kaptırmışlarla, oyunculuk yaptığını zannedenlerle, sinema camiasının, kamera önündeki gösterişin ve sunumların yapaylığıyla dalga geçmekle başlıyor. 


Güzel görünümlü, kılık kıyafeti yerinde bir aktrist Lina (Jean Hagen). Sessiz sinema izlediğinizi düşünün, bu kadının ses ve aksan problemi olduğunu bilmiyorsunuz, her şey yolunda işte. Kadın sahnede, yapacağı birkaç iş var. Sarılmak, ıslak ıslak bakmak, küsmüş gibi yapmak filan...Kamera önündeki kadın oyuncu böylece ünleniyor, baş rol arkadaşı erkek zaten ünlü. Gazeteler, deklanşörler, geceler, kokteyller... Derken sinemada suflaj ve seslendirme teknikleri kullanılmaya başlıyor. Başlayınca n’oluyor dersiniz. Ne olacak, takke düşüp kel görünüyor. Birileri o kadına bir ses yakıştırıyor. Hani bizim Cüneyt Arkın’a, Aliye Rona’ya yakıştırdığımız sesler var ya işte ondan. Ses harika kadın güzel. Kadınla bütünleşiyor ses, cazibe artıyor. Yani o dönemde sesi olmadan kadın bir oyuncu olarak performans sergileyemiyor mu diyemeyiz. Çünkü sinema henüz gerçekliğini, anlatım özerkliğini kazanmış değil. Bir takım müzikallerden, danslı-figürlü anlatımlardan ibaret o dönemde çekilen filmler. Reji, plato, film bütçesi gibi kavramlar yok sayılır. Harika dans gösterileri sergileyen birkaç becerikli adam, güzel ve genç bir kadın oyuncu, yağmur, güneş, aşk, dudaktan öpüşme bitti. Sinema filmi deyince buydu yani. O yıllarda çekilip de bugün baş yapıt sayılan birkaç eser aşmıştır bu temayı. Teknolojik sinemanın günümüz izleyicisine hediye ettiği, oyuncu performansının dışındaki materyaller olmayınca iş kamera önündeki oyuncunun salt becerisine, izleyiciyi çekmesine kalıyor. Beceri işte, kişisel yetenek.


Yani sözü bugünün oyuncusuna getirmek istiyorum. Ne kadar yetenekli günümüz sinema sanatçısı? Ezberlenmiş ya da spontane mimiklerin dışına kaç oyuncu çıkabiliyor? Yani tamam yeteneklilerdir, öyleler de. Ancak, sinema, tiyatronun çıplak anlatımından uzaklaştıkça oyuncular hep hazıra konuyorlar gibi geliyor bana. Eskiden kesinlikle bu iş daha zordu. Bana öyle geliyor yani... Şu filmdeki dans figürlerini böyle mükemmel sahneleyemezseniz o filmi kim izler ki?? Aşk anlatımı filan işin hikaye kısmı. Filmin ismi bile bugün o filmden anlayabileceğimiz şeyin çok uzağında. Hatta komik bile... Singin’in the Rain deki dans gösterilerini mutlaka izleyin. Harika, bayıldım.


Bu film artist yakıştırmasını bol keseden dağıtmayalım için yapılmış. Yani o köylü aksanlı, oyuncu bozuntusu ( filmin anlatımı öyle) aktristi seslendiren kız var ya, yani esas kız. O kıza artist dememiz gerekiyor. Kız arkada. Moda deyimle işin mutfağında. Ve sahne sanatları için eğitim almış. Ağır başlı, bilgili, yetenekli. Jülieti seslendirecekse daha önceden eseri okumuş, tonu biliyor, aşka yatkın... 

Yani böyle, bir şeyleri gayet iyi yapmak, fevkalade becerikli olmak gerekiyormuş eskiden görsel bir sanatı sunabilmek için…miş...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

Saturday, Mart 24, 2007 - singin in the rain

Yazan: sinefil78
kubrickin a clockwork orange filminde alexin singin in the raini mırıldanması bana hep bir şaka gibi gelmiştir. üstelik bunu malum ve malumluğu ölçüsünde rahatsız edici bir tecavüz esnasında dillendirmesi de sanırım kubrickin müzikal sinemayı ve onun işlevselliğini amerikan rüyasının bir başka yüzü olarak nitelendirmesinin bir parçası olsa gerek.

singin in the rain çok tatlı bir müzikaldir tabii, o başka.
Bağlantı

Salı, Ekim 31, 2006 - yine ben yine cılk :)

Yazan: kucukkurbaa
what a glorious feeling singing in the rain (you are right ;))
bu tip filmlerde dikkatimi çeken ilk şey kadın oyuncularının aynı tip olmasıdır.
kaş,göz,saçlar hep aynı..ya o zamanın moda kadın tipi buydu herkese bu tarzı oturtmaya çalışıyorlardı yada hakikaten kadınlar böyleydi :p
türkçe müzikallerde de bu tarz filmlerdeki figürlere rastlanıyor zaten küçük hızlı adımlar... sözler :
-kapıyı aaaaç
-işim var açamaaaaaam
gibi çok da derin olmayan ifadelerle dolu yada hikayedeki olay örgüsüne ait anlatımlardan ibaret :)
oyunculuk meselesine gelince sinema tabiki oyuncular ve adayları için büyük avantaj oluşturmakta;tekrar çekme imkanı,efektler yada diğer teknolojik yöntemler bu işi biraz daha kolay icra edilen bir meslek kılmaktadır.Yetenek zamanla gelişerek kendini büyüttüğünde ancak harikalar ortaya çıkar.Karakter oyuncusu kavramına da uyuz olurum nedense oyuncu denen adam kendini yada bir karakteri oynamaz her tipte yüzünü(kendi kimliğini) unutturmalıdır ve komedi Mustafa Altıoklar 'ın da dediği gibi ''ibiş''oyunculuk değildir.Bunun en iyi örneği bence Şener Şen dir.wayyyy be ne kadar çok yazmışım :))
____________________
şimdi dışardan (mesela aydan) bakanlar için de kadınlar hep aynı. Elbisenin içindeki insan: Kadın :) O kadar da hafife alma bu müzikaller sağlam bence, karakter oyuncusu diye bir şey yoktur sinema literatüründe. Bizim memlekette vardır :) Sen şimdi Şener Şen e ibiş mi dedin ha? Mustafa Altıoklar deme de ne dersen de...
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
hoppp...abi yamuk yapmayayım ben şener şen in oyunculuğuna bayılırım onunkine ibiş olmayan oyunculuk demek istemiştim yanlış olmasın....ben ibişim zaten nolmuş nolmuş :P

Düzenleyen kucukkurbaa gün: Wednesday, November 1, 2006 saat: 06:09
Bağlantı

Salı, Ekim 31, 2006 - ***

Yazan: gzdegursy
bir araba bir de atın var!!!aslında bır araban bır atın bırde ataraban var!!!!demi;)
gibi bir şey....aslında hayat bunu görebıldıkçe güzel.ama yoklugun içindeki (yokluk fakirlik anlamında manen kullandım)ışığı görmek,görebilmek...aklıma gelenler .
____________________
evet bütün yan yana gelmiş at ve arabalara at arabası diyemiyoruz di mi ...
buydu söylediğim...eline sağlık, var ol.

Düzenleyen mirzabey gün: Tuesday, October 31, 2006 saat: 05:10
Bağlantı

Pazartesi, Ekim 30, 2006 - Katre dedi ki:

Yazan: kevserbanu
Demiştiki bana rus asıllı proje hocam;

"Ne iş yapıyorsan onunla ilgili yelpazeni geniş tutmalısın, onu en iyi yapmalısın!" Okurken bunu düşündüm.Yine o yıllarda okuduğum bir Kipling kitabında yazar ressamın hayatını hikayelemeden önce günlerce çizim sanatına dair ders almıştı.

İyi insan olmak, güne uymak değil, yeteneğeimizin bizi sardığı ve tuttuğu yerde bize bunu kabullenmenin ardından çok şey yapmak düşer...Daha iyisini yapamayacağımızı asla bilemeyiz denemeden...

Güzel sunmak isteyen sanatçının dehasında akıllı bir proje çizicilik, belirleyicilik, zamnlayıcılık ve uykusuzluk ve ter de vardır...


Konu dışına çıktım ama bana çağrışan bunlardı....

Bu arada yağmur yağsa da Singin' in the Rain söylesem.:P
____________________________
M: iyi şeyler yapmak lazım di mi, en başta iyi insan olmak lazım , nerelerdesin kuzum sen :)


Düzenleyen mirzabey gün: Tuesday, October 31, 2006 saat: 09:51
Bağlantı

Pazartesi, Ekim 30, 2006 - Merhaba

Yazan: gizlisiyah
Bu açıdan bakmamıştım sinemaya, gerçi teknolojik gelişmelerin filmlere katkısı çok bariz ama,oyuncuların hazıra konduğunu düşünmemiştim, demek ki beni de kandırmışlar :-)
Bloğuma ziyaretin ve yorumun için de teşekkür ederim.
__________________
M: Bu gösterişli beceriler olmasaydı, o vakit sinemaya ne katılabilirdi diye düşünmüşüm, belki de biraz abarttım :) eline sağlık, var olasın...

Düzenleyen mirzabey gün: Tuesday, October 31, 2006 saat: 09:53
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

İresim

Arşiv

Ana Sayfa
Arşiv

Profil ve İletişim

Bu da kim
İımıeyıl

Kategoriler

  • Erzurum_Radyosu
  • Hayat
  • Is_olsunlar
  • izler
  • SarI_Fotograflar
  • Sinema
  • Sponsorlar

    www.kitapyurdu.com'dan satın al